Rehberlik ve Danışmanlık

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE CİNSEL GELİŞİM

Okul öncesi dönemde sağlıklı cinsel gelişim, çocuğun anne babasıyla sağlıklı sağlıklı ilişkiler kurmasına da bağlıdır. Bunların yanında okul öncesi dönemde çocuk için seçilen oyuncaklar, kıyafetler ve ailenin beklentileri de cinsel kimliğin oluşmasında belirgin etkenlerdir.
Çocuğumuzun 3 yaş civarında sorduğu sorular içinde merak ettiği şeyler arasında kendisinin nasıl dünyaya geldiği ve karşı cinsin vücududur. Bu konudaki merak duygusu çocuğun cinsel duyguları olduğunu göstermez. Uzaya, gezegenlere, bazı şeylerin nasıl çalıştığına duyulan merak duygusundan farklı bir şey değildir. Çocuğumuzun sorularına yanıtlar verirken çocuğun sadece sorduğu soruların yanıtlanmasına özen gösterilmesi gereklidir. Ayrıca çocuk soruyu kime soruyorsa o cevaplamalı ve sorulan soru cevapsız bırakılmamalıdır. Huzursuz ve utangaç tavır takınmadan, detaysız yanıtlarla çocuk bilgilendirilmelidir.

OKUL ÖNCESİ DÖNEMDE YEME SORUNU

Çocuklarımız bağımsızlıklarını ilan etme yolunda ilk çabalarını yemek seçerek veya yemek yemeyi reddederek dile getirmeye başlarlar. Anne babaları zorlayan konulardan birisi de çocuklarda görülen yeme problemleridir.
Çocuğun az yemesi, sadece belli besinleri yemesi, çok abur-cubur yemesi ,düzensiz ve masada oturmadan yemek yemesi, çocuklarda görülen yeme problemi örnekleridir. Çocuklarımızla bu konuda yaşadığımız sorunların çözümünde, diğer sorunlarda olduğu gibi, anne-baba tutumları çok önemlidir. Anne babanın yemek seçmiyor olması bu konuda çok olumlu bir etkendir. Çocuğun uygun yaş döneminde katı gıdalara geçmek, her gıdanın tadını ayrı ayrı tattırmak , ileri dönemde yemek seçme alışkanlığını azaltacaktır. Çocuğa televizyon karşısında yemek yedirmemek, anne-baba birlikte, onun peşinden koşmadan, masada yemek yemek sorunun çözümünde olumlu etkiler yaratacaktır.
Çocuklarımızı bir yaşından itibaren yemeklerini kendisinin yemesi konusunda teşvik etmeliyiz. Bu davranış çocuğumuzun bağımsızlığını destekleyeceği gibi, ince motor gelişimine de olumlu etki yapacaktır. Ayrıca öğünlerde ve hazırlanan menülerde en azından bir besinin onun sevdiği yiyecek olmasına özen gösterilmelidir.
Çocuğumuzla yemek miktarı konusunda çatışmaya girmek ve hep daha fazlasını yemeye zorlamak, onun yemek yeme konusundaki sorumluluklarını terk etmesine yol açabilir. Yemek yeme sırasında olabildiğince olumsuz ifadelerden sakınmak, sürekli uyarılardan kaçınmak ve çocuğa süre konusunda makul bir zaman tanımak önemlidir. Evin kirlenmesi, zaman sıkıntısı gibi nedenlerle çocuğa ebeveynlerin yemek yedirmesi , çocuğun özgüvenini ve yeme konusundaki sorumluluğunu olumsuz yönde etkileyecektir. Çocuğumuzun bağımsızlığını desteklememiz ve yemek yeme işinin onun işi olduğunu göstermemiz gerekir.

ÇOCUĞUMUZ OKULA BAŞLARKEN

Çocuğumuz okul öncesi döneme geldiğinde , okula başlamak ona ve ebeveynlerine kaygı verecektir. Çocuğun öncelikle anne-babasından ayrı kalacak olması onu tedirgin eder.
Uzun araştırmalar sonucunda seçtiğimiz anaokuluna başlarken, çocuğumuzun okula alışmakta zorluk çekmesi sadece sizin başınıza gelen bir durum değildir. Her çocuğun okula uyum süreci farklı olacağından , seçtiğimiz kurumda kurum yöneticisi, psikolog ve öğretmenimizin birlikteliğiyle hazırlanmış bir uyum programı yapılmalı ve siz de bu programa mutlaka uymalısınız. Çocuğunuza onun kaygılarını anladığınızı, okulu öğretmenini ve arkadaşlarını seveceğini anlatmalısınız.
Bu arada kendi davranış ve düşüncelerinizi de göz önünde tutun. Unutmayınız ki sizin kaygılarınızı çocuğunuz rahatlıkla anlar. Çocuğunuza ‘’kötü bir şeyler mi oluyor’’ duygusu yaratıp yaratmadığınızı tartın. Çocuğunuzun okul öncesi eğitime hazır olup olmadığı konusunda kendinizi değerlendirin.
Çocuğunuzun okula başlayacağı dönem sürekli okuldan söz etmek de çocuğunuzun okula karşı kaygısını arttıracaktır. Ona gerçeğin ne olduğunu bir-iki kez açıklamanız yeterlidir.